19 Temmuz 2019 Cuma

"Bridesmaids" The Movie

Bridesmaid'i daha önce izlediğimde inanılmaz eğlenmiştim. Bende bıraktığı izlenim komik bir düğün paradisiydi, hatta bugun tekrar izlerken aslında daha önceki izleyişimden kadınların düğün kıyafeti bakarken altlarına yapmaları dışında pek de bir şey kalmamış olduğunu anladım. Bügün izleyişim yine keyif vermesine rağmen, aslında çoğu filmde (Hollywood ya da dünya sinaması) kadınların nasıl sürekli streotype ve bir klişe olarak canlandırıldığını daha çok hissetmeye başladım. Ki daha çok kadın senaryo yazarı olmasına rağmen. Bridesmaid de Annie Mumolo ve SNL ekibinden Kristen Viil tarafından yazılmış. Ve aslında bir kadın filmi, kadınların anlatıldığı, onların arasındaki ilişkilerin anlatıldığı bir film. Kadınların anlatılmasını, kadın perspektifinin verilmesini ve birçok sahnesini çok sevdim. Ancak, ana karakterin kadınların içinde bulunduğu düşünülen bütün bazı zayıflıkları taşıması beni oldukça rahatsız etti. Ana karakterin kendi değerini farkında olmayan, kendine acıyan, işinden dolayı kendini zayıf hisseden, ilginin sürekli üzerinde olmasını isteyen biri olarak bütün falsolu özelliklerle bezenmiş olması galiba fazla geldi. Karakter filmin sonuna doğru gücüne farkına varıyor, bakış açısı bir arkadaşının "kendine acıma" (Don't pitty yourself) demesi ile değişmeye başlıyor ama neden filmlerde kadınların başından itibaren güçlü, ne yaptığını bilen, hem hayatta hem özel hayatından başarılı, kendine güvenli olarak canlandırmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Sürekli bir falsosu olması gerekiyor.
Bir de  kilolu insanların aynı klişe şekilde, komik ama kaba, sürekli yemek yerken canlandırılıyor olması beni çok rahatsız ediyor. Bütün bu filmler kilolu insanlarla ilgili ve genelde de yanlış olan önyargıları destekliyor ve çoğaltıyor.    
Ancak bütün oyuncuların performanslarına bayıldım. Hepsi de ekranda izlemeyi sevdiğim, kadın hikayelerini çok iyi anlatan oyuncular. Film aynı zamanda ana karakterleri, yazarları kadın olan kadın hikayeleri anlatan bir janranın orneği, bu açıdan bile izlemeye değer.
Bir eleştirim, filmde fazlasıyla kullanılan hayvanlarla ilgili olacak. Düğün oncesindeki partiye davetliler at ile getiriliyor, her misafire kopek hediye ediliyor, ortada ördekler dolaşıyor, davetiyenin içinden kelebekler çıkıyor. Her ne kadar kafamızda bunlar "aaa ne şirin" gibi görünse de, aslında bütün bunlar hayvanları sömüren bir endüstrinin ürünü. High-end düğünleri tiye almak için kullanılan öğeler bile olsa, karakterlerden birinin 9 köpeği yanında alması bile bütün bu sistemin yüceltilmesi anlamına geliyor.

Benim için Kristen Viig ve Maya Rudolf'un içinde olduğu filmler genel olarak güzeldir, Bridesmaid de bu filmlerden birtanesi. kadın ve "evlilik" olayına vurgu yapmasına ve kadın perspektifini çok Hollywood vari bir biçimde klişeler ile anlatmasına rağmen kadınlar tarafından yazılması ve kadınları başrollerine koyması ve senoryasının oldukça komik olması bu filmi benim için tekrar izlenir filmler arasına koyuyor.


Filmin bu izleyimde en çok sevdiğim sahnesi, burada da bırakıyorum ara ara bakarım diye.
"Get you to fight for your ... life, stop slapping yourself... I do not associate with people who blame the world for their problems, because you are your problem Annie, and you're also your solution" (don't pitty yourself - bu da benim eklemem :) )