Bugun ilk defa Gardiner's Center'daki sinemaya gittim, bizim sınıftaki öğrencilerle birlikte ilk önce bölümde öğrenci ödevlerini notlamak için toplandık, sonra da sinema için arabalara doluştuk... Sinema artık dünyanın neresine giderseniz gidin aynı hissi veriyor, arkaya yatan yanında içecek koyma yeri olan koltuklar, geniş salonlar, mısır kokan girişler ve heryerde nerdeyse eş zamanlı olarak vizyona giren filmler.. Uzun zamandır 3 boyutlu izlememiştim, özlemişim, keyifli oldu, aslında 4 boyutluydu çünkü koltuklarda vizyondaki gürültü ve hareketlere göre efektlendirilmişlerdi.
Bütün bu deneyimde tek farklı olan ise "film arası"nın bulunmamasıydı. 2 saatlik filmde hiç ara verilmedi. Acaba 3D olduğu için mi diye düşünürken arkadaşlara sordum, hep böylemi Kanada'da diye, gerçekten de film arası yokmuş. Bir taraftan hoşuma gitti, bir çırpıda bitti film. Öbür taraftan tuvaleti gelen napacak, filmi yarım bırakıp, tuvalete mi gidicek? :) Ekonomik açıdan düşünüldüğünde, salonlar için ise kardar zarar durumu var. Film arasında en çok yapılan, abur cubur, içecek falan almaktır, yiyecekler salonlar için oldukça karlı bir gelir kaynağıyken bundan mahrum kalıyorlar, kapitalist bir ülkede (yada daha doğrusu dünyanın en kapitalist ülkesinin komşusu olan Kanada'da) bunu görmek beni şaşırttı. Acaba Amerika'da da mı yok film arası merak ettim doğrusu.. Şimdi hafızamı zorlamaya çalışıyorum, İngiltere'de varmıydı diye, hatırlayamadım, google'layıp, öğrenmek gerek:)
Gittiğimiz film "The Martian" idi. Film Mars'ta geçiyor, ana karakter Matt Damon Mars'ta görevlendirilmiş Nasa ekibinin parçasıdır, Mars'ta yoğun bir kasırga çıkar ve bu kasırgada ekip alandan ayrılma kararı verir ve roketlerine giderken Matt Damon gruptan ayrılır, kendisini bulamazlar ve Mars'tan ana karakteri bırakarak ayrılırlar. Matt Damon kendisine Mars'ta kendisine has bir yaşam başlatmaya başlar, patatesler eker, vs,kısaca filmin amacı Matt Damon'ı Mars'tan kurtarmak. Sonunda tabii ki ana karakter yine kendi ekibi tarafından Mars'tan kurtarılır.
Filmi izlerken Pazar günü Kingston'dan izlediğimiz Ay tutulması aklıma geldi. 25 Eylül 2015'i 26 Eylül'e bağlayan gece ay tutulmasıydı, aynı zamanda buna Kanlı ay tutulması da deniyormuş. Çünkü normal ay tutulmalarına ek olarak, tutulma sırasında ay kırmızı görünüyor.
Aslında tam olarak ilk ay tutulması izleyişimdi, tutulma saat 9 gibi başladı ve dünyanın gölgesinin ayın yüzeyini tam olarak kaplaması 10.30'a kadar sürdü.
Bu arada uzun zamandır yazmadım, arada bir çok yere gittim, bir çok aktivite yaptım, unutmadan buraya not almak en mantıklısı :) Curling (izlerken oldukça anlamsız, oynarken çok keyifli bir spor), Konya gezisi(...), Bodrum ziyareti, Karadeniz gezileri (muhteşem Karadeniz), Kanada uçak yolculuğu, Kingston Wolf Island Bisiklet turu (bacaklarım 5 gün boyunca ağrımaya devam etti:)), ve şuanda hatırlayamadığım fotograflardan takip etmem gereken birkaç aktivite daha.. :)